Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları - page 86

84
Metin Işık & Simge Ünlü Kurt & Mustafa Cankut Kurt
katılım sağlamaktır yani destek olmaktır, köstek olmamaktır”. Bu tanımların beraberinde
diğer katılımcıların görüşleri de bir arada değerlendirildiğinde katılımın ölçeğinin doğru bir
şekilde algılandığı ancak politik niteliğinin ve “ses çıkarma”, “itiraz etme” ve “protesto”
etmeye yönelik ifadelerin sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. Bu durumun sebebinin ise yine
eksik olan toplumsallık algısı ile ilgili olarak düşünülmektedir. Verilen tanımlamalar üret-
kenlik, katkı sağlama ve daha iyi bir geleceğe yol alma üzerine değil ancak destekleme ve
ses çıkarma üzerine olmuştur. Tabii bu husus değerlendirilirken toplumsal hareketlerdeki
artışın etkileri de göz ardı edilmemelidir. Bu bağlamda çalışmanın sunduğu ikinci çözüm
önerisi ise gençlerin zihnindeki toplumsal katılım algısına yukarıda belirtilen asli anlamların
tekrardan yüklenilmesidir.
Son olarak toplumsal katılımın faydaları ve kendilerinin yer alma süreci ile ilgili sorular so-
rulduğunda gençler toplumsal katılımın yararlı olabileceğini belirtmişlerdir. Örneğin K5’in
görüşleri şu şekildedir:
“İnsanlar düşünceleriyle ve davranışlarıyla var oldukları için bunu bir şekilde bir noktada
göstermek isterler. İnsanlar genelde ben buradayım demek isterler. Kendilerini toplumdan
uzaklaştırmak ve izole etmek istemezler bu yüzden kendilerine benzeyen insanları bulmak
isterler ve bir arada olmak isterler bu da toplumsallığa ve toplumsal katılıma yol açar.”
Ancak söz konusu faaliyetlerin içinde yer almak olduğunda gençlerin genellikle bu konuda
çekingen oldukları ve hatta endişelendikleri ve korktukları görülmektedir. Örneğin K9 top-
lumsal katılım faaliyetlerinden neden uzak kalabildiği şöyle açıklamıştır:
“Zarar görebileceğim bir toplanma şekliyse o tabi ki geri duruyorum kendi fikrimi savu-
nuyor olsa bile çünkü aslında orada benim fikrimi savunan grup savunmamam gereken
davranışlarla o fikri savunuyorlarsa evet ben bundan geri kalmakta mutluluk duyarım.”
Yine bazı gençlerin ise toplumsal katılım faaliyetlerinin başarısına inancı olmadığı görül-
müştür. Örneğin K8 bu durumu şu şekilde dile getirmiştir:
“Asıl amaç bireyleri birbirine yakınlaştırabilir ama farklı görüşler olduğu zaman topluluk-
ların çatışma haline girmesine neden olabilir. Bir işe yarıyorsa elbette fakat günümüze
bakıldığında, herhangi bir şey yapılmıyor herhangi bir sosyal sorumluluk projesi kısmi ola-
rak gerçekleştirilse de tam olarak randıman alınamıyor, bunun sonucunda ben toplumsal
katılımın pek işe yaradığını düşünmüyorum”
Bu görüşlere toplumsal katılımın gençlerin zihninde kapladığı olumsuz algılar açıklıkla gö-
rülebilmektedir. Onlara topluma katkı yapma fırsatı verildiğinde ne yapacakları veya bu
fırsatın potansiyel faydalarına ilişkin sorular yöneltildiğinde çekimser tavırları ve inançsız-
lıkları net bir biçimde görülmüştür. Toplumsal katılım mekanizmasının rayına oturtulması
için sunulan son öneri ise gençler ve yetişkinler arasında kuvvetli bağlar kurularak top-
lumsal katılım faaliyetlerine ilişkin olumlu algıların oluşturulmaya çalışılması ve nihayetinde
gençlerin bu konuda cesaretlendirilmesidir.
1...,76,77,78,79,80,81,82,83,84,85 87,88,89,90,91,92,93,94,95,96,...208
Powered by FlippingBook