Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları - page 91

87
5. Modern Olimpiyat Oyunları 1912 yılında
Stokcholm’de düzenlenmişti. Ağaçlar arasında bir şatoyu
andıran35.000 kişilik olimpik stat inşa edilmişti. Olimpiyat
oyunlarında ilk kez tabanca ile start verilmesi de burada
başlamıştır.
Olimpiyatlara katılan 2484 sporcu arasında iki
sporcumuz vardı. Oyunlara katılmak isteyen sporculara
duyuruyu yapan Selim Sırrı Bey’di (Tarcan). Dönemin
Sabah ve İkdam gazetelerine ilan vermiş ve gençleri
olimpiyatlara davet etmişti. Harbiye Nezareti’nin:
“...Bu
oyunların
askerlikle
münasebeti
bulunmadığından
yapılacak
masrafın
yerinde
olamayacağını” bildirdiği bu mücadelesine bugünkü
anlamı ile bir sponsor bulunamamış ve yol masraflarının
katılacak sporcular tarafından karşılanacağı bildirilmişti.
Vahram Pepet Papazyan (1892-1986) bu ilana
cevap veren kişilerden biriydi. Öğrencilerden Vahram
Papazyan Bebek’te oturan bir gazete bayisinin oğluydu.
Belki de ilk antrenmanlarını babası sayesinde yapmıştı.
Çünkü her sabah erkenden uyanır, çoğu zaman koşarak
İstanbul’a iner ve günlük gazeteleri aynı tempo ile
babasına teslim ederdi. Vahram önce Selim Sırrı Bey’e
müracaat edecek ve lisansını alacaktı. Sıra yol masraflarını
karşılamaya gelmişti. Sonrasında üyesi olduğu Ardavast
kulübüne gidecek ve isteğini belirtecekti. Masrafların
karşılanma
meselesi
Marmnamarzın
Gazetesinin
sayfalarında da ele alınmış ve halka sunulmuştu:
“Şahane bir fikir, tahmin ederiz ki uluslararası
olimpiyat oyunları ile kültürü, medeniyeti yükseltmeye
çalışmak fuzuli olacaktı. Bizim için Papazyan’ın ilk veya
son çıkması çok önemli değil, önemli olan Ermeni olarak
bizler oradan pay almamızdır. Bırakın Papazyan son
çıksın, fakat orada bir Ermeni olarak anılsın.”
Anadolu’daki Ermeni kulüpleri de bu masraf işine
duyarsız kalmamışlar ve yarım Osmanlı altını ile masrafa
katılmışlardı.
Ardavast Kulübü ilk toplantısında konuyu ele
almış, Vahram’ın Stockholm’e gönderilmesine karar
vermişti. Maddi sorununun bir kısmı Arnavutköy’deki
Rum Tiyatrosu’nda düzenleyen “Fedakar Gemici”
isimli piyesle giderilecekti. Saraylı hanımların da hazır
bulundukları müsamerede sahneye çıkanVahram, belki de
hayatının rolünü oynamıştı. Sağlanan para ile Stokcholm’e
giden Vahram Papazyan ilk şaşkınlığını oyunlar öncesi
yaşamıştı. Şehrin tüm caddeleri olimpiyatlara katılan
ülkelerin bayrakları ile donanmıştı. Papazyan duygularını
daha sonra şöyle dile getirecekti:
“Ne zaman sabah Stokholm’e vardım, sokaklar ve
büyük kuruluşlar, olimpiyat oyunlarına katılan büyüklü
küçüklü ülkelerin bayraklarını asmış dalgalandırıyorlardı.
Fakat içlerinde Türk bayrağı yoktu. Bu olay beni çok
üzdü. Nitekim ben ülkem olarak Türkiye’nin buradaki
temsilcisiydim. Bu bir çeşit ülkeme yapılan saygısızlıktı.
Bana ayrılan ikamet yerine gitmeden, bavullarımla birlikte
bir taksiye bindim ve doğru Türk Konsolosluğu’na gittim.”
Türk bayrağı göremeyen Vahram Papazyan
Stockholm Elçiliğine başvuracak ve Türk bayraklarının
çekilmemesi halinde oyanlara katılmayacağını bildirecekti.
Diyordu ki:
“Beyefendi, Stokholm girişinden başladı nefesim
kesilmeye… Ben bavullarımı toplayıp tekrar vatana
dönmeyi bile düşünüyorum. Bütün şehir Türk bayrağı
haricinde yabancı ülkelerin bayrakları ile donatılmış.
Bu benim ülkem için bir hakarettir. Ben burada sadece
1912 OLİMPİYATLARINDA İKİ SPORCUMUZ
Vahram ile
Mıgır
1...,81,82,83,84,85,86,87,88,89,90 92,93,94,95,96,97,98,99,100,101,...188
Powered by FlippingBook