Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları - page 114

112
verdiği şeyden dönmezdi. Ama dönmesi gerektiğini
hissedince o karardan vazgeçmekten de tereddüt et-
mezdi. Kısacası düz bir insan da değildi. Bazı kimse-
lerin bazı durumlarda nasıl düşündüğünü, düşüne-
bileceğini önceden tahmin etmek kolaydır. Cahit, bu
yönden kolay bir insan değildi. Çoğu kereler onun
gıyabında bir karara varmak durumuyla karşı kar-
şıya geldiğimizde acaba bu konuda Cahit ne düşü-
necek diye onun müstakil görüşüne müracaat etme
zorunluluğunda kalırdık. Fakat diğer bazı arkadaş-
larımız için, o nasıl olsa bize uyar deyip geçebilirdik.
Cahit, fıtraten bir şeyler için yaratılmıştı. Her tür-
lü güzelliğe âşıktı. İnsan güzelliklerine, tabiat gü-
zelliklerine ve insan eserinin güzelliklerine âşıktı.
Çok kimse bilmez, Cahit’in müzik tutkusu vardı.
Cahit’in bir müze kültürü vardı. Bunlardaki güzel-
likleri hisseder ve içine doğduğu gibi o güzellikleri
kendi diliyle çevresine de yansıtırdı.
Gene çok kimsenin bilmediği veya farkına varma-
dığı bir özelliği de Cahit’in insan sarrafı oluşuydu.
Bir defasında birisi için
“Onu görünce iblis görmüş
gibi oluyorum, o adamda şeytani bir şey var.”
demişti.
Gerçekten de o kişi çok geçmeden şeytanî bir tertip-
le karşımıza çıkmıştı.
Zarifoğlu’nun parayla ilişkisinde, ilginç bir görüntü söz
konusu…
Cahit, hayatı boyunca ihtiyaçlar içinde yaşadı. Her
zaman paraya ihtiyacı oldu. Paraya hakaretle bakar,
hakaretle harcardı. Çoğu kez âdeta ondan müstağni
olarak iş yapılabileceğini ispat etmek ister gibi para
1...,104,105,106,107,108,109,110,111,112,113 115,116,117,118,119,120,121,122,123,124,...174
Powered by FlippingBook