Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları - page 95

93
değil de onun öğretmenliğine kısaca değinmek
istiyorum, onun bu alandaki bazı yönlerini dile
getirmek istiyorum.
Cemil Meriç’in en önem verdiği yönlerinden biri
öğretmenliğiydi. Öğretmenliği çok geniş kapsamlı
bir kavram olarak değerlendirir ve eğer deyim
yerindeyse öğretmenliği topyekûn öğretmenlik
olarak anlardı.
Öğretmenle öğrencisi arasında akrabalıktan çok
daha ileri düzeyde bir yakınlık vardı Cemil Meriç’e
göre. Bu, yaşamın tüm görünüşlerini kucaklar
ve karşılıklı çok yoğun sorumluluklar getirirdi.
Öğretmen, öğrencisinin her eyleminden sorumlu
bir kişiydi, Cemil Meriç’e göre, onun için o biçimde
yetişmeliydi.
Cemil Meriç’i ilk kez, 1953 yılının Eylül ayının son
Pazartesi günü, öğleden sonra, saat ikide, lise son
sınıf, Fransızca dersine girdiği zaman gördüm. Derse
başlamadan önce, haftada altı saat dersi vardı, bir
hafta, hatta on saat boyunca, İngilizce bölümünün
de öğrencileri katılmak koşuluyla, iki ay kadar bize,
nedenenazbirbatıdilini gerektiği biçimdeöğrenmek
gerektiğini anlattı. Bir güdülenme yaratmaya çalıştı
ve
“Bir batı dilini öğrenme olanağı bulup da öğrenmeyen
kişi, kundura boyacısı bile olamaz.”
derdi. Bunun çok
uzun bir yol olduğunu, zahmetli bir süreç olduğunu
da hemen eklerdi,
“3- 4 ayda, 6 ayda, 2 yılda, 20 yılda
bir dil öğrenilemez.”
derdi. Bunun ne denli doğru
olduğunu yıllar geçtikçe ben ve arkadaşlarım daha
iyi anladık.
1...,85,86,87,88,89,90,91,92,93,94 96,97,98,99,100,101,102,103,104,105,...140
Powered by FlippingBook