Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları - page 63

61
vermeye başladı? Bu da fikrin getirdiği, temkinin
getirdiği bir yüce sabrın eseri, meyvesi olsa gerek.
CemilMeriç,bizi‘haindüşünceolanpeşinhükümden’
ve ‘kurtarıcı olandiyalogdan’ haberdar etti bir zaman
ve şimdi bizi belki onun düşüncesinin hizasına
gelmek gibi bir şansa ulaştırıyor. Şimdi biz burada
belki peşin hükmü yenmeye ve diyaloga, karşılıklı
görüşmeye kendimizi alıştırmaya çalışıyoruz. Bu
bakımdan onun ruhuna ve çocuklarının himmetine
teşekkür ederim.
Bir daha Cemil Meriç gelmez. Bu gibi laflar çok
söylenir bir ölünün arkasından tabiatıyla, hele ünlü
bir fikir adamıysa. Gelmez, ama “niçin gelmez”i bir
araştıralım. Gelmez, çünkü Cemil Meriç’in ayağının
altındaki kültür dünyası çökertildi, kayboldu. Bu
kayboluştan ötürü gelmez, sahiden gelmez.
Cemil Meriç’teki büyük üslubu düşününüz;
retoriği düşününüz, belagati düşününüz. Bu Cemil
Meriç’in kuşağının üslubu değildir. Bu üslup
Namık Kemal’in üslubudur, Hugo’nun üslubudur,
romantik üsluptur. Buna büyük özenişi vardı. Daha
çocukluğumuzda, onun nasıl böyle çılgın, böyle aşırı,
böyle zengin kelimelerle konuşmak istediğini duyar
ve hayran olurduk. Bu huy hiç geçmedi. Ben onun
yirmi yahut yirmi beş yaşından ölünceye kadarki
dönemini biliyorum, o zaman içinde bu üslup hiç
değişmedi.
Cemil Meriç kaybolan kültürün acısını yazdı,
unutmayınız; yok edilen kültürün acısını yazdı,
unutmayınız; kaybedilen dünyanın acısını yazdı.
1...,53,54,55,56,57,58,59,60,61,62 64,65,66,67,68,69,70,71,72,73,...140
Powered by FlippingBook