Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları - page 130

128
Mahkemede Marksist olduğunu haykırdığı za-
man tek işçinin elini sıkmış değildi. Sadece na-
muslu olmak, ‘korktuğu için sustu’ dedirtmemek
istiyordu. Zaten yaşanılmaz bir dünyada idi artık,
cinsî buhran, ruhî buhran... en küçük bir pırıltı
yoktu hayatında. Bir sığınaktı Marksizm bir ka-
çıştı, bir yaşama gerekçesiydi, belki de inanıyordu
Marksizme. Eziliyordu ve ezilenlerin yanınday-
dı... Kitaplardan tanımıştı sosyalizmi. Ne kadar
anlamıştı, anlayabilir miydi? Sınıf kavgası yok-
tu Hatay’da, çünkü sınıf şuuru yoktu. Marksizm,
gerçekten meçhule, yani rüyaya kaçıştı. İnsanları
seviyordu. Ama sığındığı her kale insanlardan bi-
raz daha uzaklaştırıyordu onu.
Beraat etti. Ne var ki bütün dostları, bütün tanı-
dıkları selâmı sabahı kestiler. Yirmi yıl bir Jan
Valjan hayatı.
SAĞ | SOL
Hint meçhule açılan kapıydı, meçhule, yani insa-
na. Dört yıl Ganj kıyılarında vecitle dolaştım, sağ
dediler...
Saint-Simon’la uğraştım iki yıl, çağımız onunla
başlıyordu, sol dediler.
Sağ, sol... Bu, anlaşmasına imkân olmayan iki
düşman arasında münzevi aydın hareketini nasıl
ayarlayacak? İşte bütün mesele.
1...,120,121,122,123,124,125,126,127,128,129 131,132,133,134,135,136,137,138,139,...140
Powered by FlippingBook